İstanbul’un Tarihi Deniz Fenerleri

Denizlerde bulunan gemilerin gece yönlerini bulmalarına yardımcı olan İstanbulun ışıklı deniz fenerleri Bizans Döneminden beri varlığını devam ettirdikleri bilinmekle birlikte İstanbul için tarihi görsel güzellik sunmaktadır. İstanbulun deniz fenerleri tarihi boyunca çeşitli evrelerden geçmiş olup şimdilerde elektrik ile aydınlamanın sağlandığı fenerlerde ışık yerine zamanında mum ve gaz yağı kullanılarak gemilerin yönlerini bulmalarına yardımcı olmuşlardır. Deniz fenerleri Osmanlı İmparatorluğu zamanında Fener İdaresi tarafından yönetilmiş Cumhuriyet Döneminde ise fenerlerin tamamı devletin idaresine geçmiştir. Çeşitli bakanlıklara bağlanan deniz fenerleri en son 1997 yılında Bakanlar Kurulu’nun kararı ile Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlanmıştır. Marmara Boğazında büyük kısmı çakaralmaz bir bölümü mendirek uçlarındaki fenerler diğerleri ise tarihi kule fenerler olmak üzere toplam 37 fener vardır.

İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan eski adıyla Ayastefanos olan Yeşilköy Feneri Marmara Denizi’nden İstanbul Boğazı’na geçiş yapmak isteyen gemilere yön göstermesi için Abdülmecit zamanında yapılmıştır. Şehrin simgesi konumunda olan tarihi eser 1945,1971 ve 1988 yıllarından onarımdan geçirilmiştir. İki katlı lojman ve idare binasının ortasından on altıgen şeklinde yükselen bir kuledir. Cam ile donatılmış çakar fener odasının etrafında parmaklıklarla güvenlik altına alınmış dolaşma yeri bulunmaktadır. Üzerinde bayrak direği bulunan basık bir kubbe ile örtülüdür. Beykoz’da Horm burnu üzerindeki küçücük tepecik üzerinde Kırım Savaşı sırasında Rumeli ile birlikte yapılmış Anadolu Feneri gözde tarihi fenerlerdendir. Denizden 75 metre yükseklikteki yer alıp kulesinin yüksekliği 20 metre olan eser Beyza taştan, yukarı doğru daralan yuvarlak bir yapıya sahiptir.

Osmanlı Döneminde İstanbul’da yapılan ilk kule olup Boğaz girişinde yaşanan büyük deniz kazasından sonra Eminönü’nde yapılmış Ahırkapı Feneri’dir. Ahşaptan yapılan fenerin bakım ve işletmesi Osmanlı Dönemi’nde Bostancı Ocağı tarafından karşılanıp kandilinde yakılacak yağ ise Topkapı Sarayı’ndan gelirmiş. Sultan Abdülmecit tarafından denizden 40 metre yükseklikte taştan yeniden inşa edilen fener kulesi kare taban üzerine silindirik şekildedir. Kadıköy’de bulunan Fenerbahçe Feneri ise Bizans Döneminden kalmış bir eserdir. II.Mahmut zamanında yenilenmiş olan kulenin dibinde bulunan lojman depo olarak kullanılmaktadır. Sarıyer’deki hikayesi Argonatlar zamanının eski mitolojik öykülerine dayanan Rumeli Feneri ise ışığı ile 18 mil uzağı aydınlatmaktadır. Denizden 58 metre yüksekteki eser yukarıya doğru daralan şeklinde inşa edilmiştir.

Bir Yorum Ekler misin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir