İki kıtanın tam ortası İstanbul

Avrasya kıtasının tam ortası, iki kıtanın birbiriyle buluştuğu adeta öpüştüğü tutkunun heyecanın start aldığı nokta, medeniyetin beşiği, bütün dünyanın dikkatinin üzerinde olduğu, çağ açıp çağ kapatan, adı marka olacak kadar büyük, 400 yıldan daha fazla İslamiyet’e merkez, fetheden komutanının ve ordusunun müjdelendiği şehir Dersaâdet İstanbul.

Dünyanın en eski şehirlerinden İstanbul, iki kıtayı birleştiren tek şehir özelliğine de sahip. Tarihi boyunca bilinen ilk adıyla Byzantion, daha sonraları Augusta Antonina, Konstantinopolis, Arap dünyasında da Konstantiniyye gibi birçok adla adlandırılarak 2300 sene başkentlik yapmıştır ülkelere. Resmi olarak ilk defa 1930 yılında “Atakent” olarak teklif edilmesine karşın kabul edilmeyerek “Türk Posta Hizmet Kanunu” ile İstanbul adını almıştır. Aslında Osmanlı döneminde resmi olmasa da birçok resmi kaynakta isim olarak kullanılmıştır. Dersaâdet (Mutluluk Kapısı), Derâliye (Yüce Kapı), Dâr ul-Hilafe (Hilafetin Merkezi), Bâb-ı Âli (Yüce Kapı), Pâyitaht (Tahtın Ayağı yani Başkent), Asitane (Devletin Eşiği) gibi birçok sıfatı vardır.

Kıtalararası bir şehir olan İstanbul, ilk olarak Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç ile üç tarafında denizle sarılı yarımada üzerinde kurulmuş ve tüm etrafı surlarla çevrilmiştir. Batı sınırını oluşturan surlar şehrin her dönemde büyümesiyle dört defa genişletilmek durumunda kalmıştır. Şimdilerde ise boğazın her iki yanında Rumeli ve Anadolu yakası olarak doğuda Gebze, batıda neredeyse kesintisiz olarak Çerkezköy’e kadar devam eden yoğun bir yerleşim yeri olarak büyümüştür.

Napolyon “dünya tek bir ülke olaydı başkenti İstanbul olurdu” sözüyle şehrin tüm dünyadaki önemini ve yerini belirtmiş ve günümüze kadar da bu özelliğini sürdüre gelmiştir. Tarihi ve doğal güzellikleri bakımından sayısız zenginliklere sahip olan Yeditepe İstanbul’un en önemli turizm merkezi Sultanahmet semtidir. Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sanıcı ve daha birçok müze ve tarihi eserini tam manasıyla gezip görmeye bir gününüz yetmez. Tarihi dokusuyla, her kişiye, her keseye hitap eden en önemli ticaret merkezi Kapalı Çarşı labirenti andırır sokakları ile 4000’den fazla dükkânıyla adeta büyüleyicidir. Mısır çarşısından Taksim-Nişantaşı’ndaki seçkin dükkanlara, meşhur el halılarından renkli seramiklere bakırdan lületaşına her tür el sanatı eşyaya ulaşma imkanınız vardır.

İstanbul mutfağı dünyada önde gelen mutfaklardan olup her tür et yemeğinden, kebaptan zeytinyağlılara, çeşit çeşit böreklerden baklavaya, tatlıya, çeşitli milletlerin mutfaklarından hızlı atıştırmalıklara her tür yiyeceğin keyfine varılabilir.

Bir Yorum Ekler misin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir